14 Mayıs 2013 Salı

Bir Alevi Bektaşi İcazetnamesi


 
Türkiye'de Alevi-Sünni meselesi sürekli kaşınan, sürekli birilerinin nemalanmaya çalıştığı bir mesele olagelmiştir. Asırlarca bir arada yaşamış ve halen yaşamaya devam eden toplulukları her iki taraftan ve üçüncü taraflardan birbirine düşürmeye gayret edenlere inat bu bir arada yaşama azmi de yeni hadiselerle her daim yenilenecektir. 

Bugün kendi arşivimi karıştırırken, bu aşağıdaki yazıya rastladım. Galiba geçen seneydi, bir arkadaşım, alevi dedeleri sülalesinden gelen bir arkadaşının evinde elden ele aktarılmış, bir adam boyunu geçen tarihi bir vesika bulduğunu söyleyerek bunu günümüz Türkçe'sine çevirip çeviremeyeceğimi sordu. Çok ısrar edince kabul etmiş ve çevirmiştim. Uzun zamandır arşivimde duran ve hiçbir zaman tazeliğini yitirmeyen bir konuya damardan giren bu icazetnameyi olduğu gibi sizlerle paylaşmayı uygun gördüm. 200 yıllık bir icazetname bu. Bu icazetnameyi okuyan birinin, alevi olsun, sünni olsun, itiraz edebileceği hiçbir şey yok. Tamamen güzelliklerle dolu bir icazetname. Biz bu ortak güzelliklerimizi kaybetmeye çok hevesli görünüyoruz. Bunun nedeni de bu güzelliklere fazlasıyla sahip olmamız ve kıymetini bilmememizdir herhalde diye düşünüyorum. 

Şimdi ben aradan çekileyim ve kendi ellerimle latin alfabesine çevirdiğim ve 200 yıllık olan bu icazetname yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde diyeceğini desin:





Nasrun MinAllahi karîb. Ve beşşiri’l mü’minîn. [1]
Ya Muhammed, ya Ali,  Hayr-u’l Beşer!
Allâhümme salli alâ nüri Muhammed- Mustafa
Allâhümme salli alâ nüri aliyyil- Murtaza
Allâhümme salli alâ Hadice-tel- Kübra
Allâhümme salli alâ Fatıma-tez- Zehra
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Hasan Hulk- ı Rıza
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Hüseyn- i Şehid-i deşt-i kerbela
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Zeyn-el-Âbidîn (çarde-i masum-ı pak)
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri Muhammed- Bakır
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Ca’fer-i Sadık
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Musa-i Kâzim
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nur-i İmam heştüm kablehu heftüm sultanul Horasan, burhanul Horasan, şehid-i hâk-i Horasan İmam ali ibn-i musa Rıza.
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Muhammed Takiy
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Ali Nakiy,
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Hasan-ül Askerî
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ nuri İmam Muhammed mehdi sahib- zaman kutb-üd- devran huccet-ül burhan selavatullahi aleyhim ecmaîn, evvelîn, âhirîn, tayyibîn,  tâhirîn, zahirîn batınîn
Lâ fetâ illâ Alî,  Lâ seyfe illâ Zülfikâr!
[2]

Bismillahirahmanirrahîm,

Ve bihî neste’în.
[3]
Ariflerin kalplerini ilim hazinesi zineti ile süsleyen Allah’a  Hamd olsun. Süphesiz O bunu yapmaya kadirdir. Ve Marifeti az ve çok olarak istidada göre taksim etmistir. Alimlerin gözlerini onlara bir atûfet olarak basiret ile donatmıstır. Kendisine küçük büyük iştiyak duyanların hal ve sözle maşuklarının ismini duysunlar diye kulaklarını açmıstır. Ve sizi ........ suretinde yarattı. Bir hendese ilmiyle geceleri yol gösterdi.  Sırlarla donatılmış kalbi göğüslere koydu.  Denizlere dalgalar verdi.  Ve o yaratılmışların hiçbirine benzemez.  O Allah müjdeler ki, O’ndan baska ilah yoktur. Gaybı ve Şehadet  alemini bilendir. O Rahman ve Rahimdir. Allah’tan başka ilah yoktur, birdir, ortağı yoktur. Muhammed’in (S.a.v.) onun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim.  O’nu Nebî olarak gönderdi ve nebiler arasında Kudve ve Aziz eyledi.  Allah’ın (CC) sonsuz Salât u Selamı o Nebinin, âl ve evladının, ve ashabının üzerine ebeden daimen ve çokça olsun.

Hz. Muhammed buyurdu ki; ‘’(benim sahabelerim) yıldızlar gibidirler; hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz.”
Ve yüce Allah buyurdu ki; ‘’yardım Allah’tandır ve fetih yakındır’’
ve hz. Muhammed buyurdu ki; ‘’ kim bir müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah Tealâ da onun ihtiyacını giderir!
VE; Hz. Ali bin Ebi Talib keremallahü veche  buyurdu: [.....]
[4]
Muhakkiklerin Sultanı ve Kutbu’l-aktab olan Hacı Bektaş-ı Veli el-Horasânî ( KS) der: Avamın şeyhi kemal ile olur, havassın şeyhi hâl ile olur, havassın havassının şeyhi ise esrar-ı marifet ile olur. Ve şeyhin hakikisi başkasının işinde abd gibi olmakla. Ve aynı zamanda Allah’ın (CC) emrine sarılıp, yasakladıklarından sakınmakla olur.
Allahu Tealâ’(CC) şöyle buyurdu: “Resul size ne getirdiyse onu alınız, size neyi nehyettiyse ondan sakınınız.”


 Kalemle ilk yazılan söz Bismillahirrahmanirrahim sözüdür.


Kim onun kazasına razı olmazsa ve belalarına sabretmezse,  yer ve göğün sahibi Allah’tan başka Rabb aramış olur. Mümin nefs-i levvâmeyi mücâhede ile öldürüp, nefs-i mutmainneyi riyazât ile diriltendir. Sonra, yüksek mertebelere ve derecelere yükselişinin, hakların korunmasına gayret sarf etme ile, dünyada çok yerine aza kanaatle olacağı rivayet edilmektedir. Zenginliğin azlığı, çokluğundan hayırlıdır.


Allah-u Tealâ buyurur: Erkek ve kadınlardan Salih amel işleyenler büyük fazilete nail olanlardır.
Güzel hayat kanaatle olur. Bu da, açlığı sevmek, tokluğa buğz etmekle olur. Yükselmenin terki ve hayırlı olana yönelmek ve taat göstermektir. Bu suretle, abdalların safına dahil olacak, afv ve gufran sahibi Aziz u Mennanın fazl ve ihsanına nail olacak. Bu cümleden Fakrın hakikatını ve Fenafillahı arzulayan, kutbu’l arifin ve ...... Vasılin cedd-i emcedim sultan el-Hâc Bektaşî velî kaddesAllahu sirrahu’l alî tarikat-ı âliyesi saliklerinden, Pir Sultan Abdal evladlarından, Muhammed Çelebi Halîfe’yi (Allah ömrünü uzun etsin, tüm fiillerinde, kavil ve ahvalinde güzellik nasib etsin) biz tam bir yetkiyle icazetli kıldık ki, seccade üstünde oturacak, farz namazları kılacak, üzerine düşen zekatı verecek, bir yol bulabildiği takdirde Hacca gidip Beyti ( Ka’be) ziyaret edecek, Ramazan ayı orucunu tutacak, dergaha gelen ve gidenlere hizmet edecek, fukara ve miskinlere zikir telkini ve diğer hizmetleri gördükten sonra ahit ve tevbesini tazeleyecek, halkı ve müslümanları konuk edecek, hırka giyecek. Çerağları yakıp, alemleri çıkaracak zembilleri tertîl, tehlil ve tekbir ile kaldıracak. 
Bundan sonra, icazet sahiplerinden büyüklerin iftiharı, muttasıl bozulmadan gelen nesebin şerefli temsilcisi eslah-ı suleha Halifetü’z Zaman El Hâc Bektaş Veli  Tekke-nişini Hasan Dede  ( Allah feyz ve ikbalini daim kılsın) varis( Tarikatta) kılmıştır. Ondan sonra, devamlı olan nesebin hakikatini insanların şereflisi Salihler salihi, hasip ve nesip Şeyh-ü’z Zaman, seccade sahibi, Pîrlerin kutbu, ilm-el-yakîn sahibi, Hakk-el-yakin ve ayn-el-yakin mürşidi Eş-şeyh Seyyid Feyzullah Efendi’den tevarüs etmiştir. Allah bereket ve esrarını devam ettirsin. 
 O da ( şeyhliği) Eş-Şeyh Abdüllatif Efendi’den tevarüs etmiştir.
O da Eş-şeyh Esseyyid Genc Bektaş Efendi’den (Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.) tevarüs etmiştir.
O da El-Hâc Şeyh Feyzullah Efendi’den tevarüs etmiştir.  Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun. Kabrini nurlandırsın.
O da Eş-Şeyh Ali Efendi’den  tevarüs etmiştir.  Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun. Kabrini nurlandırsın.
O da  Eş-Şeyh ..............’den tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun. Kabrini nurlandırsın.
O da  Eş-Şeyh Elvan Efendi’den tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da  Eş-Şeyh Hüseyin Efendi’den tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da  Eş-Şeyh El-Hâc Zülfikar Efendi’den tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Yusuf Efendi (Zehr-nûş)[5]’den tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun. Allah kabrini nurlandırsın.
O da Eş-Şeyh Kasım Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da  Eş-Şeyh Hasan Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Bektaş Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Kalender Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Mürsel Bâlâ Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Resul Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Bektaş Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Yusuf Bâlâ Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Mahmud Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh İskender Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Genc Kalender Efendi’den  tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti, hem geniş rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh Resul Bâlâ Sultan’dan tevarüs etmiştir. Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun.
O da Eş-Şeyh ,sultan-ü’l Büdelâ ve Sahib-ü’l Bürhân Sırr-ı Yezdân Balım Sultan Kaddesallahü Sirrahu’l Azîz’den tevarüs etmiştir.
O da Eş-Şeyh Mürsel Baba Sultan’dan tevarüs etmiştir. Allah kabrini nurlandırsın.
O da Eş-Şeyh Hızır Lala Sultan’dan tevarüs etmiştir. . Allah kabrini nurlandırsın.
Ondan sonra Sultan-ı Kâmil-i Mükemmel  Eş-Şeyh-i Samedânî  Kutbu’l Alem Sahib-i ilm-i ledünni El-Hâc Bektaş Veli El-Horasanî(KS) ‘ye tevarüsen silsilesi ulaşmaktadır.
El-Hâc Bektaş Veli El-Horasânî Kaddesallahu Sirrehu’l Hafi ve’l Celî ibn-i Sultan İbrahim-i Sânî ibn-i Sultan Musa Es-Sani ibn-i Sultan İbrahim Mükerreb El-Mücâb ibn-i İmâm Musa Kâzım ibn-i İmam Cafer-i Sadık ibn-i İmam Muhammed Bakır ibn-i İmam Zeyn-el Abidin ibn-i İmam Hüseyn ibn-i İmam Alî kerremallahu Veche.   Ki yakın olan fethin kapılarını o açmıştır.



Bu tarikatın saliki El-Hâc Bektaş Veli mürşidi Sultan Hoca Ahmed Yesevi rahimehullah ibn-i Muhammed Hanefî ibn-i İmam Alî fî tarikati es-sâlik Hoca Ahmed Yesevi ve onun mürşidi İmam  Ali İbn-i Musa Rıza ve onun mürşidi İmam Musa Kazım ve onun mürşidi İmam Cafer-i Sadık ve onun mürşidi İmam Muhammed Bakır ve onun mürşidi İmam Zeyn-el Abidin ve onun mürşidi İmam Hüseyn ve onun mürşidi İmam Ali Kerremallahü Vecheh ve onun mürşidi Hazret-i Sultan Fahr-i Kainat, Mefhar-i Mevcudat  Muhammed-ül Mustafa Salavatullahi Aleyhim Ecmain ve onun mürşidi Cibril-i Emin ve onun mürşidi Hüda Rabbu’l Alemîn Celle Celaluhu ve Amme Nevaluhu .
 Allah’ın Yardımıyla bitti..!


Bu icazet-name’nin (secerenin) yazılmasının sebebi ve gereği odur ki;  dedebaba, abdal, derviş ve sultan isimleri ile müsemma olan  tekâyânın  tekke-nişin’lerinin  azil ve nasbleri ve tarikat-i âliyeye müteallik cemî umurlarının teveccühü tarafına .............................................. Hazreti şehinşahi olduğuna binaen bu esnada şurut-u hatt-ı hümayuna dahil pir sultan abdal evlatlarından tekye-nişin Muhammed Çelebi halife cedd-i alası El-Hâc Bektaş Veli kuddise sirrahu’l aliyy hazretlerinin Âsitâne-i Âliyesinde kalup Tarikat-ı Âliye muktezasınca erkân-ı Evliyaullahı icra edip yedine(eline) sancak ve çerağ ve sofra virülüp varup tarikat-i ulya’ya talib olan  müridlere dair her biata izin ve ruhsat virülüp ve her hususta tarikat-ı aliyeye müteallik olan  müridler ve muhibler Muhammed Çelebi Halife’ye  izzet ve ikram idüp inkıyad ve itaat eylemeleri içün yedine (eline) işbu hilafet icazetnamesi virilmişdür.  1 şehr-i şevval sene ‘işrîne ve mieteyni ve elf (1 Şevval ayı, Sene: 1220)
Şuhûdu’l Hâzırûn (Orada buna şahit olanlar):
Hacı Bektaş Velî Türbedarı Füruğî İbrahim Baba
Hacı Bektaş Veli Dergahı Aşçısı Ahmed Baba (mührü yok)
Hacı Bektaş Veli Dergahı Ekmekçisi Elbasani Mustafa Baba
Hacı Bektaş Veli Vakıfları Mütevellisi (Hacı Bektaş Veli) Evlatlarından  Mustafa Çelebi
Hacı Bektaş Veli Evlatlarından  Zeyn Ali Çelebi
Hacı Bektaş Veli Evlatlarından  Zülfikar Ali Çelebi





[1] Allah’ın yardımı yakındır. Mü’minleri müjdele.
[2] Ali’den başka üstün yiğit, Zülfikâr’dan başka kılıç yoktur.
[3] Yardımı yalnız ondan dileriz.
[4] Bu kısım yazıda atlanmış ve yazılmamış.
[5] Zehir içen demektir.