13 Temmuz 2013 Cumartesi

Yolda Boş Vakit Geçirmek mi?

Yollarda geçiyor ömrümüz. Siz de benim gibi büyük şehirlerde oturuyorsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Hele de eviniz iş yerinize ya da okulunuza uzaktaysa, oldukça hatırı sayılır bir vaktiniz yolda geçecek demektir. Yolda geçen ve ölü sayılabilecek bu vakti nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Ben şahsen bu vaktin değerli olduğunu ve boş geçirilmemesi gerektiğini, yatılılıktan gündüzlülüğe geçtiğim için yolculuklarımın arttığı Ortaokul üçüncü sınıf yıllarında farkettim. Hadi yeni neslin  anlayacağı şekilde söyleyelim; sekizinci sınıfta. O zamanlar küçük cep kitapçıkları favorimdi. Onları üstelik de yanımda benimle serviste gelen arkadaşlarımla paylaşırdım. Bu kitaplar ceketimin iç cebinde olur ve her fırsatta rahatça yerinden çıkarılırdı.
 
Daha sonraki yıllarda üniversiteye hazırlık aşamasında bu küçük kitapçıkların yerini test kitapları aldı. İlk zamanlarda, birçoğunuzun da maruz kalmış olabileceği gibi, bu kitapları hareketli bir araçta okumak bende mide bulantısı yapıyordu. Ancak buna mecbur olmaktan dolayı kısa bir süre sonra bu bulantılar geçti.
 
Üniversite yıllarında bu okuma faaliyetlerine dinleme faaliyetleri de katıldı. O zamanlar walkman adını verdiğimiz şeyler yaygındı. Cep telefonu diye bir şey yoktu, mp3 player falan da... Walkman'lerin bir kısmı kasetçalarlı idi, bir kısmı da sadece radyolu.. Bunlarla faydalı sesli eserler, sohbetler, söyleşiler, radyo temsilleri dinlemek benim için vazgeçilmez olmuştu.
 
Süreç işledi ve yıllar yeni teknolojileri getirdi. Yeni teknolojik gelişmeler eskilerini çöpe attırdı. Benim yol yapma miktarım arttıkça yol değerlendirme faaliyetlerim arttı, azaldıkça azaldı.
 
Şu an evime hatırı sayılır bir uzaklıkta bir işyerim var (20 km.). Artık eskisi gibi yolculuk sırasında okuma yapamıyorum. Ama dinleme yapıyorum. Evin kapısından çıkar çıkmaz 4 GB hafızalı cep telefonuma bağlanmış kulaklığımı kulağıma takıyor ve işyerinin kapısından girinceye kadar çıkarmıyorum. Dinlenecek şeyler ve bunları temin etme yolları o kadar genişledi ki... Şu günler bizim küçüklüğümüzde olsaydı diye düşünmeden edemiyoruz.
 
Şu an benim yol dinlemelerim belirli kaynaklara dayanıyor. Mesela bazı çalışmalarım için kendi sesimi kaydedip onu dinliyorum. Lise yıllarında bu fırsatım olsaydı okulda o gün okunacak dersi sesimle kaydedip yolda giderken dinlerdim. Böylece konuyu okula gitmeden iki kere okumuş olurdum. Bir de okulda işlenince silinmeyecek şekilde o konular aklıma kazınırdı.
 
Ayrıca bazı sitelerden de istifade ediyorum. Mesela www.archive.org sitesi tam bu işler için ideal, aradığınız her şeyi bulamasanız da bazen şaşırtıcı derecede güzel şeyler bulabileceğiniz bir site. Üstelik sadece ses dosyaları değil, görüntü dosyaları, uygulamalar, yazılı doküman ve kitaplar, kısacası her türlü malzeme var orada.
 
Radyo programlarını, özellikle de ciddi radyo programlarını çok seviyorum. Bunlarla ilgili internette arama yaptığınızda çok fazla radyoda olmamakla beraber bazı radyoların sitelerinde arşiv kısmında program arşivleri bulunuyor. Bu konuda da benim birinci ilan ettiğim site www.burcfm.com . Tam anlamıyla dev bir sesli kültür arşivi. Oradan istediğiniz programın ses kayıtlarını indirip, "sıfır reklam" ile dinleyebilirsiniz. Beni en çok cezbeden bölüm de bu işte. Geçtiğimiz aylarda Rasim Özdenören'le yapılmış söyleşileri içeren "Mavera Sohbetleri"ni indirip 3-4 ayda sadece yolda dinlemek suretiyle bitirdim. Ayrıca Mustafa Armağan'ın tarih sohbetlerini ve daha sayamayacağım ve sonuna da ulaşamadığım bu zengin program arşivini dinleyerek bitirmek mümkün değil. Çünkü bir hafta boyunca dinlediğin sesli programın kat kat fazlası yeni program yapılıyor. Başka radyolarda da böyle güzel arşivler vardır diye düşünüyorum. Yoksa da mutlaka olmalı. Eğer sizin de bildiğiniz güzel sesli arşivler varsa burada paylaşabilirsiniz.
 
Yolda giderken ne yapıyorsunuz? Sabah kalabalığında koşuşturan insanları mı seyrediyorsunuz? Her gün gördüğünüz manzaraları mı tekrar görüyorsunuz? Sabah mahmurluğuyla kendinden geçmiş otobüs ahalisinin donuk ve aceleci yüzlerinde mi geziniyorsunuz?
 
Ben sizi daha cazip bir dünyaya, otobüs içinde o bir saati çok güzel bir serüvene dönüştürecek bir şeylere davet ediyorum. Takın kulaklığınızı ve güzel dünyalara gidin...