14 Mayıs 2014 Çarşamba

İshak Paşa Külliyesi





             İnegöl Çarşısı içerisinde yer alan İshak Paşa Külliyesi, cami, medrese ve türbesi ile birlikte bir yapı topluluğu oluşturmuştur. XV.yüzyıl Osmanlı mimarisinin örneklerinden biri olup, İshak Paşa’nın 1486 tarihli vakfiyesinden öğrenildiğine göre, külliyede ayrıca imaret, zaviye, han ve ahır da bulunuyordu. Bunlardan günümüze yalnızca cami, medrese ve türbe gelmiştir. Vakfiyede Medresenin, imaret ve zaviyenin (H. 873/M.1468-1469) hayratını arttırmak amacıyla yaptırıldığı belirtilmektedir. 


Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid'in sadrazamlığını yapmış olan İshak Paşa 1451’de Anadolu Beylerbeyliği’ne getirilmiş, İstanbul’un fethine katılmış, Fatih Sultan Mehmet döneminde üç kez Başvezir olmuştur. Selanik sancağı kendisine verilmiş, 1487’de de Selanik’te ölmüş, vasiyeti üzerine İnegöl’e getirilerek buradaki külliyesine gömülmüştür (1487).


         Sultan II. Bayezid döneminde H.887 (M.1482/83)’de yapımının tamamlandığı belirtilen kitabede (günümüz Türkçesiyle): “Bu şerefli medresenin yapılmasını Osmanlı mirlivalarının büyüklerinden Hazret-i İshak Paşa emretti. Sultan oğlu Sultan Bayezid bin Muhammed Han –Allah mülkünü ve saltanatını ebedi kılsın- devrinde inşaatın tamamlanması ve açılışı, Allah’ın yardımı ve başarılı kılmasıyla “makâmu’t-tedâris” (ebced hesabıyla H.887 / M.1482/83) tarihinde gerçekleşmiştir.” Yazmaktadır.

Medrese, açık avlulu medrese plan tipinde olup, U şeklindedir. Medrese avlusu kuzey, doğu ve batıdan medreseyi oluşturan revaklarla çevrelenmiştir. Medresenin güney kısmı dışa açıktır. Dershane avlunun kuzeyinde, giriş ekseninin üzerindedir. Avlunun doğu ve batı kanatlarında dershane ile birleşen her iki kanatta altışardan 12 hücre bulunmaktadır.

Medresenin statüsü, aynı zamanda İnegöl'deki bilimsel düzeyin de bir göstergesi olması bakımından son derece dikkatle değerlendirilmelidir. 1560'dan önce medresenin payesi "otuzlu" iken (yani görev alan müderrisine günde 30 akçe verilmekteydi) daha sonraki dönemlerde bu giderek yükselmiş ve daha kaliteli müderrislerin görev aldığı bir kurum haline gelmiştir. Bu bağlamda, 1585'lerde "ellili" düzeyine çıkartılan medrese, XVII. yy ortalarından itibaren "Sahn" itibar edilmeye başlanmıştır ki, bu aslında İnegöl'ün de bilimsel ortam bakımından cazip yerlerden biri haline geldiğini göstermektedir. Medresede görev alan (1516-1520) müderrisler arasında en göze çarpan isim, Osmanlı bürokrasisinde en önemli görevlerden biri sayılan ve bütün ilmiye teşkilatının da başı kabul edilen şeyhulislâmlık görevini -devletin en güçlü olduğu dönemde- yaklaşık otuz yıl boyunca yürüten Ebussuûd Mehmed Efendi'dir.
               

 Kaynakça
  • HIZLI, Prof. Dr. Mefail, "İshak Paşa ve Medresesi - İshak Paşa kimdir?", İnegöl dosyası - Bursa Araştırmaları Kent Tarihi ve Kültürü Dergisi, Bursa Araştırmaları Vakfı, Sayı:23, s.12, Kış 2009, 
 Hüseyin Cangüloğlu