30 Kasım 2015 Pazartesi

Arapça kelimeleri nasıl ezberleyebilirim?

Arapça kelime ezberlemede kullanılacak kelime/cümle kartları
Kelime ve cümle kartları,
kelime öğreniminde oldukça
yaygın kullanılan bir yöntemdir.
Yeni bir dil öğrenme çabasına giren herkesin en büyük sorunlarından biri grameri anlamak, bir diğeri de kelime ezberlemek olur. Yüzlerce, binlerce yıl içinde şekillenen ve o kültürün kendi çocukları tarafından yaşatılan, geliştirilen bir dilin, yine yüzlerce yıl içinde biçimlenen inceliklerine vakıf olmak, onların seslere biçtikleri manaya aşina olmak, dışarıdan bakan bir göz için oldukça karmaşık birer unsurdur. Ortalama yetmiş yıllık bir ömre sahip bir insanın dünyada halen yaşayan ve yüzlerce yıllık geçmişte süzüle süzüle üretilmiş dillerin hiçbirini eleştirecek yetkinliğe ulaşması mümkün değildir. Bu nedenle dilleri olduğu gibi kabul edip, beğenmediğimiz kural ve kelimelere burun kıvırmak yerine empatiyle o dilin şifrelerini çözmeye çalışmak gerekir. İşte bu çaba birçok insan için sorun teşkil etmiştir, etmektedir. 

Arapça dili de bambaşka zenginlikleriyle yeni taliplerine bu sorunları gayet zengin bir şekilde sunuyor. Bu konuda verilecek öğütlerin en başında, yeni öğrenilecek bir dilin gayet ciddiye alınması geliyor. Ne kadar ciddi? Aynı yeni doğmuş ve serpilmeye başlamış bir çocuğun derdini anlatabilmek için gösterdiği çaba kadar. Bu  ciddiyet sağlandıktan sonra aslında meselenin yarısından fazlası çözülmüş oluyor. Yine de bu aşamada bazı teknik ve taktik uygulamaların faydalı sonuçlar vermesi mümkün. Bunları aklımıza geldiğince, dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım:

1. Kelime ve cümle kartları: Bu yöntem dil öğrenmeye başlayan birçok insanın karşısına bu eğitimler sırasında sıkça çıkmıştır. Yine de etkinliği kanıtlanmış bu yöntem hakkında bilgi vermek, bilmeyenlere de ulaştırmak açısından önemli. Küçük boş kartlar alın ve bir tarafına Arapça'sını, diğer tarafına da Türkçe'sini yazın. Sonra önlü arkalı karıştırın. O kadar karıştırın ki, bazılarının Arapça'sı, bazılarının Türkçe'si üste gelsin. Bu kelime çiftlerini daha yazarken bazıları ezberinize girmiş olacak. Daha sonra da karışık olarak çekin bu kartları. Türkçe'si denk gelirse Arapça'sını söylemeye çalışın. Arkasına bakıp kontrol edin. Arapçası denk gelirse de Türkçe'sini söylemeye çalışın, arkasına bakarak yine kontrol edin. Tereddütsüz bildiklerinizi bir kenara ayırın. Diğerleriyle bunu her gün 10-15 kart çekmek suretiyle devam ettirin. Tereddütle cevapladıklarınızı yine aynı kartların içine dahil edin. Bu şekilde bütün kelimeleri tereddütsüz cevaplar hale gelince, kenara ayırdıklarınızla birleştirip, unutulan var mı diye tekrar kontrol edin. Bu yöntemi sadece kelime için değil, cümle kalıpları için de tatbik etmeniz gerekir. İkisine de aynı ağırlıkta önem vermelisiniz. 

2. Kelimeyi kendi dilinizdeki aynı anlamdaki kelimeye benzetmeye çalışın. Türkçe dilini konuşan bizler için bu çok zor olmayacaktır. Zaten birçok kelimemiz Arapça ile ortak. Bazıları da Türkçe'de aynı şekilde kullanılmakla birlikte başka bir anlama gelir. Örneğin "cezâ" kelimesi böyledir. Cezâ dilimizde yalnız olumsuz anlamda kullanılırken, Arapça'da olumlu ya da olumsuz "yapılan bir işin karşılığı" demektir. Bu konuda Osmanlıca sözlüklere bakarak gördüğünüz Arapça kelimenin Osmanlı Türkçe'sinde bir anlama gelip gelmediğini, aynı anlama mı, yoksa kaymış bir anlama mı geldiğini anlamaya çalışın. Birçok büyük Osmanlıca sözlükte Osmanlıca kelimelerin Türkçe'mizdeki kullanımına örnek olarak birtakım örnek cümleler verilir. Kelimenin eski Türkçe'deki kullanımını anlayınca Arapça'sıyla Türkçesi arasında ilişki kurmak kolay olacaktır. Özellikle bir Osmanlı'nın İngilizce öğrenmesi ile günümüzdeki bir Türk'ün İngilizce öğrenmesi arasında çok büyük farklılıklar olabilirdi. Bu konu ile ilgili bir başka makale yazmayı düşündüğümü belirterek, bu bahsi geçiyorum. 

3. Kelimenin söylenişinden mâna çıkarmaya çalışın. Bu bütün dillerde geçerli bir yöntemdir. Mesela İngilizce'deki "mezbaha" anlamına gelen "abattoir" kelimesinin okunuşu "ebetvâr" şeklinde olduğundan bunu zihnimizde "hep et var" diye kodlasak, kelimenin manası bir daha aklımızdan çıkmayacaktır. Zamanla yaptığınız bu çağrışımlar bilinçaltınızda derinlere itilir ve kelimeyi duyunca "Türkçe anlamı" gözünüzde canlanıverir. "Türkçe anlamı" diyorum, "Türkçe'si" demiyorum. Çünkü Arapça kelimeleri zihninizdeki Türkçe kelimelerle değil, onların anlamlarıyla eşleştirmelisiniz. Bu sayede her söylenen cümleyi zihninizde Türkçe'ye tercüme etme gibi yorucu bir çabadan kurtulmuş olursunuz. Kelimeleri hayallerinizde yeniden inşa ederken mümkün olduğu kadar çok duyu organına hitap eden hayaller kurun. Örneğin, "otel" anlamına gelen "funduk" kelimesinin zihninizde çağrıştırdığı Türkçe kelime nedir? Fındık. Öyleyse zihninizde yığınla insanın valizleriyle birlikte bir fındığın içine doluşmaya çalıştığını, kalabalık ve izdiham içinde canlandırın. İnsanlar ter içinde kalmış, bağrışmalar oluyor.. Bu hayali daha fazla artırabilirsiniz. Bunu her defasında yapmayacaksınız. Sadece o kelimeyi ezberlerken yapacaksınız. Bu kelime bir kere zihninize yerleşip de lazım olduğunda zorlanmadan zihninizden çıkmaya başladıktan sonra bir daha sürekli aklınızda o otel izdihamı gelmeyecek, merak etmeyin. Bu yöntemi uyguladıkça daha hızlı ve etkin uygulamaya başladığınızı göreceksiniz. 

4. Yazarak çalışmak önemlidir. Bilmediğiniz ve yeni öğrendiğiniz bir kelimeyi, en az beş kere alt alta yazıp her defasında yanlarına anlamlarını yazın. Eğer resmi çizilebilecek bir kelime ise anlamını yazmak yerine resmini çizin. Arapça'da, birçok dilde olduğu gibi, nasıl yazıldığını bilmediğiniz bir kelimeyi doğru okuyamaz, nasıl okunduğunu bilmediğiniz bir kelimeyi de doğru yazamazsınız. Bu nedenle öğrendiğiniz her kelimenin yazılışını bir yere bakmadan yapabilecek kadar öğrenmelisiniz. 

5. Öğrendiğiniz yeni bir kelime ile ilgili hemen cümle kurmaya çalışın. Daha önce öğrendiğiniz kalıplarla bu cümleyi süsleyin. Tereddüt ettikçe dönüp kalıplarınıza ve o kelimenin sözlükteki karşılıklarına bakın. Yazdığınız bu cümle örneklerini mutlaka yeni kelimelerle ilgili tuttuğunuz bir defter varsa oraya not edin. 

6. Yeni kelimelerle ilgili yaptığınız çalışmaları, normal gramer çalışmalarından ayrı bir ortak yerde tutun. Belirli sıklıklarla baştan sona birer kez okuyun. Bu anlamda 1 ay ideal bir süredir. Ama laakal 3 ayda bir bunu yapmalısınız. Yapacağınız tüm çalışmaları takvime bağlamayı unutmayın. Artık akıllı telefonların da çıkması ile birlikte bu cihazlar size periyodik olarak faaliyetlerinizi kolaylıkla hatırlatabiliyor. 1 yıllık gelecek için her ayın 13'üne kelime tekrarlama günü yapın. Her haftanın Pazartesi günü gramer çalışması olarak işaretleyebilirsiniz. Günde en az 3 sayfa Kuran okuma çetelesi tutup, okuyamadığınız günleri kaza etmek (yeni bir ibadet türü icat etme durumuna düşmek istemem, siz anladınız) gibi periyotlarınız olsun. Kafasına estikçe çalışan bir öğrenci elbet istenen düzeyde başarılı olamaz. 

7. En basit metinlerden başlamak üzere kağıda dökülmüş metinleri okuyup, üzerlerine Türkçe'lerini yazmak da bir yöntemdir. Okuduğunuz yabancı dilde bir metni pürüzsüz bir şekilde anlayacak derecede kelime eksiklerini gidermeniz gerekir. Sonra geriye baktığınızda şunu demelisiniz: "Bu hikaye kitabını kelimesi kelimesine anladım ve öğrendim." . Bu konuda en önemli kaynağımız hiç şüphesiz Kur'an-ı Kerim'dir. Onu da böyle satır satır çizerek ve kenarlarına not alarak okumamız, ona olan hürmetimize halel getirmez. Benim için şahsen tertemiz duran bir mushaftan çok, didik didik edilmiş, altı üstü çizilip notlar alınmış bir mushaf daha makbuldür. 

Her büyük başarı, küçük başarı adımcıklarının birikimiyle oluşur. Bugünden yarına sözlük gibi bir kelime dağarcığınızın olmasını beklemeyin. Ama her gün bu uğurda duvara bir tuğla koymayı ihmal etmeyin. Günü gelince dikilen binaya inanamayacaksınız.