Soru-Yorum


SİZDEN GELENLER

**************************************************************************************************************************

Arapça hikayem - 1

     Benim için Arapça, hep yarım kalmış bir hikayeydi...

     Arapça ile ilk tanışmam imam hatip ortaokulunun ilk yılında olmuştu... Hocası ile de aramın çok iyi olmasına ve diğer derslerde özellikle de ingilizce dersinde gayet başarılı olmama rağmen Arapça'dan bir ara koptum ve bir daha da toparlayamadım... Arapçam, ortaokulda da lisede de hep zayıf geldi...

     Ortaokulun son senesiydi sanırım, arapçamı takviye etmek için bir kursa gitmeye karar verdim. Nasıl buldum hatırlamıyorum ama bir şekilde, Süleymaniye'deki Suudi Arabistan-Türkiye Dostluk Derneği'nde verilen Arapça derslerinden haberim oldu... Ayşe Kadın Hamamı sokaktaki üç dört katlı binada ücretsiz Arapça dersleri veriliyordu... Okutulan kitap da Durûsu'l-Luğati'l-Arabiyye idi. Tek cilt halindeki baskısını oradan almıştım... Oraya bir müddet devam ettim. Hafta sonları Aksaray üzerinden Süleymaniye'ye gidip gelirken Arapça kadar İstanbul'u da öğreniyordum. Muratpaşa, Pertevniyal, Laleli, Süleymaniye, Nurosmaniye ve Beyazıt camilerini keşfedişim hep bu kursa devam ettiğim dönemde olmuştur... Ve tabii ki Sahaflar... Mutlak uğrak yerimdi... Zamanımın çok paramın az olduğu o vakitler ciğerci kedileri gibi sahaf tezgahları önünde dolanır dururdum...

     Neden hatırlamıyorum ama o kursun sonunu getiremedim... İlk cildin ortalarını bulabildiğimizi bile zannettmiyorum. Lakin artık Arapçayı seviyordum... Ayrıca kitabımı da çok sevmiştim...

     Lisenin ilk senesiydi sanırım, okul duvarında gördüğüm bir ilan vasıtası ile Fatih'te, bir yayınevinde ücretsiz olarak verilen Arapça derslerine katılmaya karar verdim... Tesadüf, burada da Durûsu'l-Luğati'l-Arabiyye okutuluyordu... Fakat sınıfın hem yaş ortalaması hem de kitapta geldikleri seviye bana göre çok ileride idi... Devam edemedim fakat burada dersi veren hoca ile kurduğum dostluk benim düşünce ve inanç dünyamı derinden etkiledi... Şu anda o düşüncelerden epey farklı bir noktaya evrilmiş olsam da en azından tevhidî bakış açısını bu vesile ile kazandım diyebilirim...

     Derken lise sona geldik... Bu sefer benim de içinde olduğum bir grup imam hatip öğrencisi için dini takviye dersleri başlatan fedakar ve azimli bir kaç hocamızın kurduğu vakfa devam ediyorduk... Arapça derslerini o ana kadar gördüğüm en iyi arapça hocası olan Mehmet Hoca veriyordu. (Belki isminin internette olmasına rıza göstermez diye soyadını yazmıyorum.) Daha sonraları İngilizce ve Almanca için pek çok farklı hocadan ders alınca anlamıştım ki Mehmet Hoca hayatımda görüp görebileceğim en iyi yabancı dil hocası imiş... Ders kitabı olarak Cantaş'ın Modern Arapça kitabını takip ediyorduk ama Durûsu'l-Luğati'l-Arabiyye de yan kitabımızdı... Bu derslerle ilk ciltte oldukça ilerlemiştik ama ne yazık ki burayı bitirmek de nasip olmadı... Babamı bu derslere dükkandan kaytarmak için gitmediğime ikna edemediğim için bu dersleri de bırakmak zorunda...

      Bir ara elimdeki tüm Arapça kaynakları bir Kur'an kursu talebesine verdim ama Durûs'u vermedim... Bir gün bu kitabı bitirmeye kararlıydım... Özellikle Türkçe bilmeyen bir müslüman ile İngilizce ya da Almanca konuştuğumda Arapça bilmiyor olmanın verdiği ızdırabım artıyordu... Gel zaman git zaman üzerinden belki de 20 sene geçti... Bir ara iki arkadaş, Arapça'sı kuvvetli bir arkadaştan bize Durûs üzerinden ders vermesini istedik ancak o da zaman-mekan senkronizasyonsuzluğu sebebiyle tek ders ile akim kaldı... Kitabımın beyaz sayfaları günden güne sararıyordu... Artık Arapça benim için bir gaye olmaktan çıkıp bir ukde olmaya doğru evriliyordu ki...

     Bir gün internette gezinirken tekellum.net ile karşılaştım. Durûs'un anlatıldığını görünce çok şaşırdım... Derslerin kalitesini, açık seçik anlatılışını görünce gerçekten etkilendim... Çok güzel yapmışlar, bir gün vakti geldiğinde buradan çalışabilirim dedim... Bu arada siteyi hangi vakfın ya da derneğin ya da kurumun hazırladığını bulmaya uğraşıyordum... Biraz kurcalayınca gördüm ki tüm bu dersler bir tek kişinin çalışması ile imiş... O anda bu kadar emek karşısında utandım ve bir insan bu siteye kadar emek vermişse benim de tüm dünya gailesine ve oyalamasına rağmen kitaba tekrar başlamam gerektiğine ve bu sefer bitirmeden bırakmamaya karar verdim...

     Çok şükür birinci cildi bitirdim... Hem de gayet iyi bir özümseme ile bitirdim... Dersler gerçekten çok çok detaylı ve basitleştirilmiş... İnsanın kafasında hiçbir soru işareti kalmıyor... Çok keyifli ve azimli bir şekilde dersleri birer ikişer bitiriyorum elhamdülillah...

     İnsana kalem ile yazmayı öğreten Rabbim nasip ederse her cildin sonunda böyle kısa bir yazı ile Arapça hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum... Nasip olursa üçüncü hikayeyi Arapça yazacağım...

     Bu arada kitabı ve siteyi dostlarımla da paylaşıyorum... Bir arkadaşım da dersleri çok beğendi ve hemen başladı... Benden sonra başlamasına rağmen şu anda benden ileride...

     Bu vesile ile hocamıza da bir kere daha teşekkür etmek isterim... Allah emeklerinin karşılığını hem bu dünyada hem de ahirette hayırla görmesini nasip etsin...

     السلام عليكم

 Taner A. 





*********************************************************************************************************************


SLM ALKM

İkınci kitap derslerini daha bu sabah bitirdiğim için bugün yazabiliyorum. Bitirmeden bitirmiş biri gibi yazmayı uygun bulmadım.


İnternet, akıllı telefonlar ve tabletler nefsine hakim olamayan, amaç ve hedeften yoksun pek çok insanın ömrünü lüzumsuz ve acımasızca tüketirlerken, aynı cihazlar 10-15 yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz kolaylık ve imkanları nefsine yenik düşmeyen sağlam iradeli insanların emrine 7/24 sunmaktadırlar. Eskiden bir dili öğrenmek için kurs kurs gezmek gerekirken, dersin saatine uymak zorunda iken, kaçan ders kaçmış oluyor iken, anlamadığımız bir dersin tekrarı çok zor iken... şimdi ders cep telefonumuzda, tabletimizde.. istediğimiz zaman ve yerde istediğimiz kadar tekrar ederek ilim sahibi olabiliyoruz. Azmeden birisi eski usül bir medrese talebesinin bir yılda edineceği ilmi 2-3 ayda elde edebilir. İmkanlar var.



Bu bağlamda Arapça öğrenmek için internette pek çok dersler mevcut. Gerek Türkçe gerekse ingilizce olarak hemen hemen ne var ne yok bilgisayarıma indirdim. Bunların içerisinde en profesyonelce, en zahmetli hazırlıklar yapılarak, en anlaşılır şekilde olan dersler bu sayfanın hadimi abimiz/kardeşimiz tarafından sunulmaktadır. Kendisini tanımam, reklamını yapmaya da hiçbir mecburiyetim yok. Yıllarca ingilizce öğretmiş, Almanca ve Rusça'yı belli bir seviyeye kadar çalışmış biri olarak diyorum ki hocamızın dersleri gerçekten takdire şayan. Allah iki cihanda tuttuğunu altın etsin. Takip ettiği kitaplar da piyasada bulunan en güzel 2-3 setten birisi. Ben çok memnunum. Hocamız derslere başlamadan önce 1. cildini bir özel hoca ile ücret mukabili çalışmıştım. İnanın hocamızın dersleri para ile alacağınız derslerden çok daha kaliteli. Benim kendisinden istirhamım sabır ile sonuna kadar seriyi bitirmesi. Ve şayet mümkün olur ise aynı profesyonellik ile Beleğatul Vadiha isimli kitap ile de bizlere beleğat ilmini öğretmesi. Akabinde de imkanları el verir ise bir tefsiri (saffetut tefasir gibi) baştan sona bize okuması. Bir diğer ricam da bu serinin müdavimi olan ilim taliplerine. Durumu müsait olan arkadaşların en azından bitirdikleri kitap başına güçlerinin yettiği kadar hocamıza bağış yolu ile destek çıkmaları. Bu çok birşey olmasa da hocamıza bir moral olur. Yaptıklarına değer verildiğini hisseder. 



Hocamızın derslerinin yanı sıra öğrenci arkadaşların aşağıdaki dersleri de bitirmelerini tavsiye ederim

1- klasik medrese dersleri için (Emsile, bina, avamil, izhar) Muhammed Okumuş beyin dersleri çok kaliteli. İnternette bu dersleri belki 10 ayrı kişiden bulabilirsiniz. Fakat Muhammed hocam gerçekten çok güzel anlatıyor.


2-Necla yasdıman hanımefendinin Kur'an Dili dersleri. bu dersler 69 ders olarak internette mevcut. Bunların akabinde sure analizleri dersleri de bitirilmeli.



Allahın izni ile, hocamızın Medine kitapları dersleri ve yukarıda verdiğim iki seriyi de tamamlayanlar, inşallah, akabinde ciddi ciddi arapça kitapları okumaya başlayabilirler. Bu noktada internette pek çok ders var ve sayısı gün geçtikçe artıyor. 


Arkadaşların kendilerini disipline etmek için açık öğretimden ilahiyat okumalarını ve akabinde de DGS ye girerek İLİTAM programları ile ilahiyatı dışarıdan bitirmelerini de öneririm. Ben açık öğretimden şu an ikinci sınıfı okuyorum. Bu insana gerçelten bir disiplin ve motivasyon veriyor.

Allah (CC) ilim taliplerinin ilime olan aşklarını ve şevklerini, anlayış kabiliyetlerini, hafıza güçlerini, iman ve yakinlerini arttırsın. Bize bu yolda hizmet eden hocalarımızdan iki cihanda razı olsun. Ömürlerine ve ilimlerine bereket versin inşallah.

ARO & AEO


*********************************************************************



Merhaba, ben Üzeyir Talha,

       Arapça öğrenmek için önceden beri müthiş bir hevesim vardı. Bu dil ile tek ilişkim, Kuran okuyabildiğim için Arap harflerine aşina olmamdı. Evet, dinimin dilini öğrenmek için arzu duyuyordum ancak mesai mefhumu olmaksızın çalıştığım için bir dil kursuna gitme imkanım yoktu. Birgün youtube da dolaşırken gözüme 'bir ayda arapça öğren' başlıklı bir video ilişti. Bir ay ifadesini abartılı bulmakla birlikte ilgimi çekti ve takip etmeye başladım. Bu vesileyle 4 ciltlik Durusul Lugatil Arabiyye kitaplarını temin ettim. Bir kaç ders o siteden çalıştım, daha sonra hocamı keşfettim ve tekelleme sitesinden durus derslerini takip etmeye başladım. 2. cildin ortalarına gelmişken mesai yoğunluğundan ara vermek zorunda kaldım. Takdir edersiniz ki, dil öğrenimi ara vermeye gelmiyor. Bir kaç aylık bir boşluk sonrası tüm bildiklerimi unutmuştum. Daha sonra ilk cildin ilk ünitesinden tekrar çalışmaya başladım ve şu anda 2. cildin 6. dersindeyim.

       Bu yazıyı yazmama konu olan hikayem, daha henüz ilk cildin 4 veya 5. ünitesini çalıştığım dönemde meydana geldi. Yani, daha 'mâ hâzâ, hâzâ kitâbun' lardayım. Geçen yıl, yıllık iznimde memleketime gittim ve mahallede bakkal dükkanı olan abimin yanına uğradım. Bir kız diğeri erkek 9-10 yaşlarında iki çocuk bakkala geldi. İlk başta Suriyeli olduklarını anlamadım. Erkek olan bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Kulak verdiğimde dikkat ettim ki, çikolata gofret reyonundaki ürünleri gösterip 'mâ hâzâ, mâ hâzâ' deyip duruyor. Aman Allah'ım!.. Nasıl sevindim bir bilseniz.. Yıllarca kendi kendime İngilizce çalışmıştım ve bir turistle karşılaştığımda hiç anlaşamadığımı , hiç konuşamadığımı bilirim. Daha Arapça çalışmaya yeni başlamıştım ve soru bildiğim yerden çıkıyordu!. Çocukların mahallemize yerleşen Suriyeli kardeş olduklarını abimden öğrendim. Bildiğim 3-5 kelime Arapça ile çocuğa 'mesmuke, min eyne ente' gibi sorular sordum. Daha sonra kız çocuğuna sıra geldi. 'mesmuki' den sonra sanki kardeşinden başka bir yerden olma ihtimali varmış gibi 'min eyne enti' yi de sordum tabi. O kadar olsundu. Bildiğim (hepi topu 3-5 tane) bütün kelimeleri kullanarak küçüklerle sohbet ettim. Bu belki de Arapça çalışma azmimi kamçılayan en büyük etkenlerden biriydi ve müthiş bir duyguydu.

       Bir hikayem daha var. Yine Arapça dersi çalışmaya yeni başlamıştım. Ders çalışırken, gramer yanında teleffuzum da iyi olsun diye yanımda kim varsa öğrendiğim konular dahilinde onlarla Arapça konuşurum, onlar anlamasa da ve ilgilenmese de.... Eşim ve büyük kızım o gün evde yoktu. Henüz 5 yaşında olan ve anasınıfına giden küçük kızım Sümeyye yanımdaydı. Küçük kızıma kitabın ilk ünitesinin resimli konularını gösteriyor ve okuyordum: 'hâzâ kitâbun, hâzâ kalemun..' Küçük zeki kızım olayı çözmüştü! Annesi ve ablası da eve geldi. Ve kızım odanın eşyalarını göstererek başladı Arapça konuşmaya: 'haza perdeyun, haza kapıyun, haza televizyonun, haza masayun....' Hep birlikte gülüştük ve Sümeyye'yi alkışladık :)

       Şüphesiz dil öğrenimi çok önemli. Mümkün olduğunca çok dil öğrenmekte fayda var. Ancak Arapça bizim için hepsinden önemli. Herşeyden önce dinimizin dili. Yani işin hem bu dünyaya hem de ahirete bakan bir yönü var. Öğrendiğimiz Arapça konulardan Cuma hutbelerinde ya da Kur'an dinlerken karşılık bulabilmek müthiş bir duygu. Allah bu yolda bizleri muvaffak etsin. Hocamızdan da Allah razı olsun. Saygılarımla...

 Üzeyir Talha


********************************************************************


Sayın hocam, ben Anadolunun ucra bir yerinde kamu görevlisi olarak bulunmaktayım, malesef arapça öğrenme sevgimi tatmin edecek imkanlara sahip değil iken başka kaynaklardan işlemekte olduğunuz eserin 1. ve 2. cildininin anlatımını takip etmiş olduğum sırada sizin dersleriniz ile karşılaştım. Şimdi sizin derslerinizi sıfırdan dinlemeye başlayarak 1. cildi bitirdim. En son 2.cildin 5. dersini dinledim. Yapmış olduğunuz bu hizmetten ne kadar istifade ettiğimi anlatmam çok zor. Lakin takip etmekte olduğunuz dersleri devam ettirmeniz halinde inanıyorum ki çok güzel bir temel oluşturabileceğim. Bulunduğum yerde kurs alma imkanı bulunmamakta ancak sizin dersleriniz ile şuana kadar ilk kitaptan takıldığım hiç bir husus kalmamış bulunmaktadır. Özellikle artık tercümelerde sorun yaşamıyorum en önemli eksikliğim olan gramer bilgisine dair de videolarınızdan çok önemli bilgi ediniyorum. İnşallah tüm dersleri bitirme sabrı ve imkanını sizlere nasip olurda bizlerinde hizmetinizden istifade etme imkanı olur. Allah emeğinizin ve hizmetinizin karşılığında hem bu dünyada hem de ukbada sizleri inşallah en güzel şekilde ödüllendirir. Allah'a emanet olunuz.
Kaan Kağan