Hakkımda

                                   Tekellüm ve Ben



Bu sitenin kurucusu olan ben her şeyden önce bir "HOCA" değilim. Kendimi ilmi öğrenme şevki ve zevkiyle çocukluğumdan beri dolu hisseden, nerede kulak kabartacağım bir ilim hikmet pınarı bulsam, hemen oradan kana kana içmek isteyen bir aciz kulum.

Her geçen gün yapacak o kadar çok şey var ki, günleri en dolu şekilde geçirse de insan, daima bir şeyler eksik kalıyor ve belki de ilimle uğraşan insanların en büyük imtihanı bu...

Arapça öğrenme aşkım çok öncelere uzanır. Allah’ın kelamını tercümeye ihtiyaç duymadan anlamak hep hayalim olmuştu. Derken 1996 yılında artık önü alınamaz bir tutkuya dönüştü. Öyle ki bir yıl boyunca herhalde 365 kez rüyama girdi bu ilim öğrenme tutkusu. Derken bir yılın sonunda Ankara Hacı Bayram Veli Camii karşısındaki kitapçılar çarşısında gördüğüm bir ilan neticesinde Arapça öğrenmeye başladım. Her geçen gün bir şeyler öğreniyor olsam da yine sanki hiç bitmeyecekmiş gibi görünen ve tabiri caizse, tünelin ucundaki ışığın bile görünmediği böyle bir seyahatte, 2010 yılıydı sanırım, bir grup arkadaş oldukça ısrarla, kendilerine Arapça öğretmemi istediler. Ancak ben böyle bir şeye cesaret edecek kadar kendimi bilgili hissetmiyordum. Israrlara dayanamayıp beraber altı kişilik bir öğrenci grubuyla ders yapmaya başladık. Gördüm ki sadece öğrenmek değil, öğretmek de çok zevkli ve yine gördüm ki insan öğretirken daha iyi öğreniyor. 

Daha sonraları hızla artan bir ivmeyle kendimi bu işin içinde buldum. Hayatımı kazanmak için yaptığım Elektrik-Elektronik Mühendisliği mesleğinin yanında, manevi dünyama hitap eden bu işi de kendime önemli bir görev addettim. 

İşin içine girdikçe gördüm ki, bu iş çok küçük bir azınlığın elinde ve onların ufuklarıyla sınırlı olarak ilerliyor. Kaynak yok, kaynaklara vukuf yok, insanlar bir dili nasıl öğrenir, nasıl içselleştirir konusunda pedagojik bir yaklaşım yok. Pespaye ve 1000 yıllık yöntemlerle Arapça öğretiliyor, ya da öğretildiği sanılıyor. Ben de böyle bir ortamda elimden geldiği kadar yeni kaynaklar üretmeye çalıştım. Bunun nereye gideceğini bilmiyorum. Henüz kendimi bu konuda hiçbir şey yapmış gibi de hissetmiyorum. Yapmayı planladığım şeylerin binde birini bile gerçekleştirmiş değilim. Zaman zaman gelen övgü dolu cümleler beni kamçılasa da onlara hiç inanasım gelmiyor. Sonuç olarak nereye gideceğini bilmesem de bu işi yapmam gerektiğini hissediyorum. 

Bu nedenle oldukça fazla zaman ayırmaya çalışıyorum. Bu site için yaptığım çalışmaları genelde çoluk çocuğu yatırdıktan ve ortalık sessiz hale geldikten sonra yapmaya çalıştığım için birçok çalışmayı uyuklayarak yaptığımı itiraf etmeliyim. Ayık kalmak için sayısız yöntem deniyorum. Ertesi günün mesaisine yetişecek olmak, gün içindeki aktivitelerin yoğunluğu, evlad-ü iyalin haklı istekleri ve bu cenderede sıkışan ve “ne olursa olsun sitemi beslemeliyim” dedirten vicdanımla bu yolda sizlerle beraber yürüyorum. 

Siteye koyduğum bağış kutusu genelde boş olduğu için site ve yazılım masraflarını kendi cebimden karşılıyorum. Kendi cebimin de bir limiti olduğu için ancak para vererek alınabilecek bazı hizmetleri alamıyor, dolayısıyla da sitemi hayallerimdeki uygulamalarla zenginleştiremiyorum. 

Elimden gelen bu ve ufkum da bu kadar. Bu site bundan sonra ne duruma gelir, nereye doğru evrilir, bilemiyorum. Aşina bir ses, güzel bir söz, “faydalandık” diyen bir mesaj şevkimi artırıyor. Buna benim gibi sahip çıkacak kişiler olursa, umulmadık gelişmeler olabilir ve çok daha hızlı ilerleriz diye düşünüyorum. Geleceğe uzanacak bir ses bırakabilirsek ne mutlu bize. 

Sevgiyle kalın!